Showing posts with label Z. Show all posts
Showing posts with label Z. Show all posts

Thursday, June 14, 2007

DİKKAT TOPLAYABİLMEK VE YARATICILIK İÇİN

KARİDES: Beyin besinidir. Vücuda önemli omega 3 yağ asitleri sağlar. Dikkat verme süresini daha uzatır.

SOĞAN: Aşırı yıpranmaya, fiziksel yorgunluğa karşı. Kanı sulandırır, beyin oksijeni daha iyi alır.

CEVİZ, FINDIK, FISTIK: Konferanslarda, konserlerde, uzun araba yolculuklarında, sinirleri kuvvetlendirirken, beyindeki haber alma maddelerinin oluşumunu hareketlendirirler.

YARATICILIK

ZENCEFİL: İçerdiği maddeler beynin yeni fikirler üretmesini sağlar. Kan sulandığı için vücutta daha serbest akar, beyin oksijenle beslenir.

KİMYON: İnsanın aklına birden bir fikir getirtir. İçerdiği uçucu yağlar bütün sinir sistemini uyarır, ancak yaratıcı düşünce şartıyla. Aniden bir fikre, bir buluşa ihtiyacı olan kimyon çayı içmelidir (bir fincana iki tatlı kaşığı dolusu kimyonla).

STRESTEN KORUNMAK İÇİN

SİNİR BESİNLERİ

Önemli anti-stres maddeleri mineral olarak kalsiyum (süt ürünlerinde, yeşil sebzelerde) ve magnezyumdur (kepek, çavdar, baklagiller, bal kabağı ve ayçiçeği çekirdeği). B vitaminleri grubu aynı zamanda sinir vitaminleri olarak adlandırılır. B vitaminleri ette, balıkta, kepek çavdar ürünlerinde ve koyu yeşil sebzelerde bulunur. Şunu da aklınızdan çıkarmamalısınız; stres vitaminlere ve minerallere olan ihtiyacı arttırır. Bunun stratejisi şudur: bol miktarda antioksidan vitaminler, yani C, E, beta-karotin vitaminleri ve selen. Pratik olarak bunun anlamı: Günde beş kere ufak porsiyonlar halinde meyve veya sebze, her gün zeytinyağı soslu salata ve yulaf ezmesi veya kepek ya da çavdar ekmeği yemektir. Selen kepek ve çavdarın dışında balıkta da bulunur.

Friday, June 8, 2007

ZENCEFİL

ZENCEFİL CİLDİ TEMİZLİYOR



Hindistan ve Malezya’da yetişen zencefilin kökü kurutulduktan sonra toz haline getirilerek veya tanesi bıçakla kesilerek kullanılıyor. Taze kökleri sökülüp dilimlenerek bazı Uzakdoğu yemeklerine de katılıyor. Bu bitki kan dolaşımının yetersiz kaldığı durumlarda, özellikle kılcal damarlardaki dolaşımı hızlandırıyor ve böylece kanın yüzeysel bölgelere de rahatça ulaşmasını sağlıyor. Bu etkinliği sayesinde, üşüyen el ve ayakların ısıtılmasında son derece etkili görevler üstleniyor. Zencefil içeren maskeler de cildinizi temizliyor, dezenfekte ediyor ve aynı zamanda tüm yüzünüzün ısınmasını sağlıyor.

Macunu:
Zencefil, zerdaçal, tarçın, karanfil ve süzme balla yapacağınız macun cildiniz için ideal . Bu macunla uygulayacağınız kür, pırıl pırıl bir cilde sahip olmanız için yeterli olacak.

ZENCEFİL: İçerdiği maddeler beynin yeni fikirler üretmesini sağlar. Kan sulandığı için vücutta daha serbest akar, beyin oksijenle beslenir.

KAYNAK

Saturday, May 26, 2007

ZEYTİNYAĞI


Saf zeytinyağı 101 derde deva

Zeytinyağı evimizle, ahalimizle, güzelliğimizle yani her şeyimizle ilgileniyor. Belki de yüzyıllardır bu yüzden vazgeçilemeyen bir tutku. İşte zeytindağı'nın her alandaki faydaları


Saf zeytinyağı 101 derde deva

Burcu Hilal'in haberi

Zeytinyağı evimizle, ahalimizle, güzelliğimizle yani her şeyimizle ilgileniyor. Belki de yüzyıllardır bu yüzden vazgeçilemeyen bir tutku. Amerikalı yazar Carol Firenze de, zeytinyağı ile hayatı güzelleştirmenin 101 yolunu keşfeden bir araştırmacı. Tüm deneyimlerini “Zeytinyağı Tutkusu” kitabında bir araya getiren yazar, bu tutkunun peşinden öylesine gitmiş ki, Mısır piramitlerinin sırrının zeytinyağıyla ilgisi olduğu nu söylüyor.

Zeytinyağı özel bir gıda. Sağlık için sayılamayacak kadar çok yararı var. Bu nedenle olsa gerek Ege ve Akdeniz kültüründe büyüyenler için olmazsa olmazdır. Mobilyaların temizlenmesinden bebeklerin bakımından evcil hayvanların beslenmesine, çok özel yemek tariflerinden yüz maskelerine kadar pek çok alanda işe yarıyor.

3 bin yıl yaşayabilen belki de tek ağaç. Gövdesi yok olsa bile kökü yeniden filizleniyor. Bereketli mi bereketli. Ama yine de çok az insan bu bereketinin farkında. Semavi dinlerde de zeytine kutsallık atfedilmiş. Peygamberimiz Hz. Muhammed (sas), bir hadisinde, zeytinyağının yetmiş hastalığa faydasını ifade eder. Zeytinyağına tutkuyla bağlananlardan biri de Amerikalı yazar Carol Firenze. Rengine, tadına, kıvamına, çeşidine, mistikliğine, kokusuna, her şeyde kullanılabiliyor olmasına, kısacası her şeyine tutkun. Firenze, Amerika’daki “Zeytinyağı Tutkunları Kulübü”nün kurucusu. Komili’nin katkılarıyla LEda Yayınları’ndan çıkan “Zeytinyağı Tutkusu” kitabının da yazarı. Firenze, İtalya’daki Carli Zeytin Ağacı Müzesi’ndeki bilgilere göre bir yetişkinin bir yıl boyunca spor, kişisel temizlik ve tedavi gibi sebeplerle kullandığı zeytinyağı miktarının ortalama 55 litre olduğu bilgisini de okuyucularıyla paylaşıyor. Carol Firenze, kitabında yüzyıllardır sırrı çözülemeyen mimari harikası Mısır piramitlerinin ardındaki sırrın, piramitleri oluşturan taşların hareketini kolaylaştıran maddenin, zeytinyağı olma ihtimalinden de söz ediyor. Olur mu olur! Bu özel gıda, kendisiyle ilgisi olmasa dahi “Zeytinyağı gibi üste çıkmak” deyimini hiç hak etmiyor.


En iyi tıraş köpüğü, zeytinyağı

Piyasada erkekler için sayısız tıraş köpüğü var. Ama Carol Firenze, en iyi tıraş losyonunun zeytinyağı olduğunu iddia ediyor. Zeytinyağı, yüzünüzü yumuşatmada ve rahatlamada bire bir. Hem de basit kesik ve sıyrıkları da tedavi etme özelliğine sahipmiş. Bir dahaki sefere yeni bir kozmetik almadan önce zeytinyağı ile tıraş olmayı deneyebilirsiniz. Carol Firenze nasıl tıraş olacağınızı da tarif ediyor:

* Yüz kıllarını mutlaka profesyonel kesim aleti yardımıyla kısaltın.

* Yüzünüzü öncelikle sıcak havlu koyarak yumuşatın.

* Daha sonra zeytinyağı ile ovun ve birkaç dakika bekleyin.

* Jilet veya elektrikli tıraş aletiyle saç ve kılların yönünü dikkate alarak tıraş edin, ara sıra su serpmeyi unutmayın.

* Zeytinyağını yeniden sürüp tıraş ettiğiniz yeri ters istikamette tekrar tıraş edebilirsiniz.

* Tıraştan sonra yüzünüze soğuk ıslak havlu bastırın. Kurulayın ve tıraş losyonu sürün.


Altın sıvının şaşırtan yararları

* Şaşıracaksınız ama, havadaki sigara dumanını ve kirliliği temizleme yollarından biri de zeytinyağı kullanmak. Zeytinyağına bandırılmış pamuk ya da keten fitilleri yakarak odanızın havasını değiştirebilirsiniz.

* Astım hastalığı olanlar zeytinyağı kandillerini rahatlıkla kullanabilir.

* Yumuşak bir bezin üzerine birkaç damla zeytinyağı dökün ve değerli takılarınızı ovun.

* Kızartma tavalarınızı asla bulaşık makinesinde yıkamayın. Elde yıkayıp, bir havluyla kuruladıktan sonra zeytinyağıyla iyice ovarsanız ömrünü uzatırsınız.

* Eğer bir balık tutkunuysanız, oltanızın ucuna ve ipine sertleşmemesi için zeytinyağı sürebilirsiniz.

* Evinizdeki büyük yapraklı bitkilere ya da çiçeklere ayda bir kez, bir tatlı kaşığı zeytinyağı dökerseniz hem canlanır hem de beslenmiş olur.

* Sıkışan fermuarlarınızı zeytinyağı ile çözebilirsiniz.

* Sivrisinekler zeytinyağı sürülmüş cildi ısırmıyor. Yaz mevsimindeyiz, aklınızda bulunsun.

* Doğumda sonra oluşan çatlaklar zeytinyağı sürüldüğünde büyük oranda yok oluyor.

* Bebeğinizin ıslak mendilini kendiniz yapabilirsiniz.

(Zaman)

Thursday, May 24, 2007

Ömrü Uzatan 7 GIDA




ABD Kanser Araştırma Enstitüsü vücudu koruyan besinler listesini açıkladı.


Amerikan Kanser Araştırmaları Enstitüsü (AICR), 2007’ye sağlıklı bir başlangıç yapmanız için, vücudu kanser, kalp krizi, Alzheimer ve diyabet gibi ciddi rahatsızlıklara karşı koruyan besinlerin listesini açıkladı.

Kalbi koruyor

BADEM: Her gün, bir çay fincanın yarısını dolduracak miktarda, yani 30 gram badem yemeyi ihmal etmeyin. Omega-3 asitli yağları açısından oldukça zengin bir besin olan badem, kandaki kötü kolesterol (LDL) oranını yüzde 4.4 oranında düşürüyor. Badem böylece damar tıkanıklıklarını önleyerek, dolaşım sisteminin düzenli olarak çalışmasını sağlıyor; kalbi koruyor.

Diyabeti önlüyor

KAHVE: Günde iki fincan kahve, özellikle orta yaşlardan sonra görülen Parkinson ve Tip-2 diyabete karşı vücudu koruyor. Kahvede bulunan kafein maddesi, diyabete yakalanma riskini yüzde 35 azaltıyor. Ayrıca ağrı kesici özelliği de bulunuyor. Ancak kahveyi mutlaka kalsiyum deposu olan sütle için. Böylece kafeinin kemikleri zayıflatmasını engellemiş olursunuz.

Sinirleri rahatlatıyor

TARÇIN: Her yemekten sonra içinde bir miktar tarçın bulunan bir tatlı yemeyi unutmayın. Tatlı yemek istemiyorsanız, küçük bir çay kaşığı dolusu tarçını doğrudan suya ekleyerek içebilirsiniz. Tarçın kan şekerini düzenliyor, ayrıca sinir sistemini rahatlatıyor. Öte yandan köri baharatının içinde bulunan Tumerik adlı maddenin eklem iltihabını ve romatizmayı önlediğini unutmayın.

Patatesi haşlayın

PATATES: Antioksidanlar yönünden çok zengin. Amerikan Tarım Dairesi'ne göre en yararlı 100 besinler arasında 17. sırada yer alıyor. Akciğer kanseri, diyabet ve kalp krizine karşı koruyor. Ancak patatesi kızartmak yerine, yağsız bir şekilde haşladıktan veya fırında pişirdikten sonra yemeyi tercih edin.

Kaslar için faydalı

SEBZE ÇORBASI: Doyurucu ancak kalorisiz bir yiyecek olduğu için özellikle kilo vermek isteyenlerin bir numaralı tercihi. Ayrıca, özellikle sebze çorbası sodyum bakımından zengin. Bir kase sebze çorbasında 500 miligram sodyum bulunuyor. Sodyum, sinir sistemi ve kasların düzenli olarak çalışmasını sağlıyor. Ayrıca vücuttaki sıvı miktarının dengesini düzenliyor. Ancak günde 1500 miligramdan fazla sodyum tansiyon ve kalp rahatsızlıkları konusunda tam bir ters etki yaratıyor.

Kansere karşı birebir

ZEYTİNYAĞI: Zeytinyağı kanser riskini azaltıyor. Günde 25 ml. zeytinyağı
alanların idrarlarında, hücrelere zarar veren “8oxodG” adlı maddenin seviyesinin azaldığını ortaya çıkardı. Zeytinyağı kanserin yanı sıra iyi kolesterol (HDL) oranın artmasını sağlayarak kalbi koruyor, 1 çorba kaşığı zeytin yağında 120 kalori bulunuyor. Bu nedenle günde 6 çorba kaşığını geçmeyin.

Kanseri engelliyor

ÇAY: Siyah veya yeşil olsun, çayın her türü kanser riskinin azaltılmasında etkili bir rol oynuyor. Çay, kadınlarda rahim kanserine yakalanma riskini yüzde 50 azaltıyor. Göğüs kanseri içinse bu oran yüzde 60'a kadar çıkıyor. Çay ayrıca Alzheimer ve kalp krizine karşı vücudu koruyor.

YAZAN : Seda Duygu AYGÜN
Bizim Gazete

Wednesday, May 9, 2007

ZEMZEM SUYU

1-) Avrupa`da labaratuarlarda yapılan araştırmaya göre Zemzem suyu diğer sulara göre çok daha az kükürt taşımaktadır.
2-) Yine aynı araştırmaya göre diğer sulara nazaran çok daha besleyicidir ve çok daha fazla mineral barındırmaktadır.
3-) Kaynağı henüz bulunamamıştır. Nereden geldigi şu anki teknolojiye göre bile bilinemiyor. Yakınlarinda hiçbir kuyu yok ve denize de 80 km uzaklıkta. Bu şartlarda suyunu denizden veya başka bir kuyudan almasi imkansız. Nasıl oluyor da yıllardir suyu bitmiyor, bunu kimse bilmiyor.
4-) Açlığını gidermek için içen kişinin açlığını, susuzluğunu gidermek için içenin susuzluğunu giderir.
5-) Sadece 1,5 metre derinliğindeki ufacık bir kuyudan çıkan su, hac mevsimi boyunca milyonlarca hacının tüm su ihtiyacını karşılamaktadır ve hiçbir zaman ne azalma ne de kuruma göstermemektedir.
6-) Dünya Sağlık Örgütü (WHO)`nün raporlarına göre Dünya`daki en içilebilir ve sağlıklı sulardan biri.
7-) Amerika`da yapılan test sonuçlarına göre Dünya`da içinde mikroorganizma ve bakteri bulundurmayan TEK su zemzem suyu.
KAYNAK: GIDA RAPORU

Thursday, April 5, 2007

ZAKKUM


Zakkumgiller familyasının tipik örneğidir. 3-5 m. ye kadar uzayabilen, beyaz, kırmızı,pembe,sarı yalınkat ya da katmerli çiçekleri olan bir ağaçtır. Yapraklarından infüzyon yolu ile faydalanılır.Çok zehirlidir. Dikkatle kullanılması gerekir. Kanserde etkinliği tartışmalıdır.

Eşanlamlısı:Zıkkım ağacı

Latincesi:Nerium oleander

Faydaları

Cilt:Akrep ve arı sokmasında etkilidir.
Üriner Sistem:İdrar söktürücüdür.


KAYNAK

ZERDEÇAL


Asya ve Avustralya kökenlidir. Zencefilgiller familyasındandır. Bir metre boyunda olan çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprakları kırmızı,çiçekleri sarıdır. Köklerinden ve kurutulmuş çiçeklerinden infüzyon yolu ile faydalanılır. Tümeran, zingiberen, cineol, borneol ve sabinen içerir.

Eşanlamlısı:Zerdeçav

Latincesi:Curcuma longa

Faydaları

Sindirim Sistemi:Midevidir. Karaciğeri olumlu etkiler.
Üriner Sistem:İdrar söktürücüdür.
Kas, Kemik ve Eklemler:Romatizma, artrit ve adale ağrılarında etkilidir.

ZAMBAK


Zambakgiller familyasının tipik örneğidir. Ilıman bölgelerde yetişir. Çiçekleri beyaz, sarı, kırmızı ya da pembe olan soğanlı otsu bir bitkidir. Taze soğanından faydalanılır.

Latincesi:Lilium candidum

Faydaları

Cilt:Çıbanların olgunlaşmasında kullanılır.
Üriner Sistem:İdrar söktürücüdür.
Solunum Sistemi:Göğsü yumuşatır,balgam söktürür.

Tuesday, April 3, 2007

ZEYTİN

Zeytin ve zeytinyağı içinde bulunan yağ asitlerinin çoğu tekli doymamış yağdır. Tekli doymamış yağlar kolesterol içermezler. Bundan dolayı zeytinyağı kandaki kolesterol oranını yükseltmemekte, tam tersine kontrol altında tutmaktadır. Zeytinyağı ayrıca vücut için zaruri olan (EFA: essential fatty asit) omega-6 yağ asidi (linoleik asit) içermektedir. Bu özelliğiyle sağlık örgütleri, (Dünya Sağlık Örgütü/WHO) damar sertliği, şeker hastalığı oranlarının yüksek olduğu toplumlarda kullanılan yağların içindeki yağ asidinin en az %30'unun omega-6 yağ asidi (linoleik asit) olmasını önermektedirler ki, bu da zeytinin değerini büyük ölçüde artırmaktadır.

Bu konuda yapılan çalışmalar, 1 hafta boyunca her gün 25 mililitre -yaklaşık 2 yemek kaşığı- doğal zeytinyağı tüketen insanların daha az LDL (kötü kolesterol) ve daha yüksek antioksidan seviyeleri gösterdiklerini ortaya çıkarmıştır. Antioksidanlar, "serbest radikaller" denilen vücudumuzdaki zararlı maddeleri etkisiz hale getirmeleri ve hücrenin tahrip edilmesini engellemeleri bakımından son derece önemli maddelerdir. Ayrıca zeytinyağı kullanımının kolesterol seviyelerini düşürdüğü ve kalp hastalıklarını önlediği pek çok araştırma ile de tasdik edilmiştir.Zeytinyağı, kanda dolaşan LDL adlı zararlı kolesterol düzeyini düşürdüğü, aynı zamanda HDL adlı faydalı kolesterol düzeyini ise yükselttiği için kalp ve damar hastalarına ilaç olarak tavsiye edilmektedir. Yüksek oranda kalp ve damar hastalıkları vakalarına rastlanan ülkelerde çoğunlukla yüksek kolesterol düzeyine sahip doymuş yağlar tüketilmektedir.

Bunun yanı sıra zeytinyağı, vücutta bulunan omega-6 yağ asidinin omega-3 yağ asidine oranını da bozmamaktadır. Omega-3 ve omega-6 yağ asitlerinin vücuda belli bir oranda alınması çok önemlidir. Çünkü bu oranlardaki dengesizlik durumunda kalple, bağışıklık sistemi ile ilgili hastalıklar ve kanser de dahil olmak üzere birçok hastalığın ilerlemesi söz konusu olmaktadır.Tüm bu sebeplerden dolayı pek çok insan zeytinyağı ile sağlık bulmaktadır. Amerikan Kalp Topluluğu, kalp hastalığı riskini azaltmak için yüksek tekli doymamış yağ diyetlerinin, %30 düşük yağlı diyete bir alternatif olabileceğini ileri sürmektedir

Tuesday, March 6, 2007

ZENCEFİL

Zencefil ve bal, soğuk algınlığının doğal ilacı
Kışın soğuk günlerinde sıkça yakalandığımız soğuk algınlığı, nezle, grip gibi rahatsızlıkları en iyi tedavi eden doğal ürünlerden biri zencefildir.


Binlerce yıldır Çin, Hindistan ve diğer Asya ülkelerinde, birçok hastalığın tedavisinde kullanılan bu baharat, aynı zamanda soframızda güzel bir lezzet kaynağıdır. Zencefili hangi hastalıklarda, nasıl kullanabiliriz? Soğuk algınlığı, grip gibi hastalıklarda bir çay kaşığı toz zencefil bir tatlı kaşığı bal ile karıştırıp macun yapılarak yenildiği zaman insanın içini ısıtarak bronşlarını açar ve temizler. Balgamı söktürür, öksürüğü keser. Zencefil aynı zamanda doğal aspirindir; kanı sulandırır, damarları açar, pıhtılaşmayı önler. İyi bir zihin açıcıdır, hafızayı güçlendirir. Zencefil yeni projeler üretmek isteyen insanların ilacıdır, beyni canlandırır. İlaçların mide ve bağırsaklara yaptığı yan etkiyi yok eder. İyi bir bulantı ilacıdır. Ameliyatlardan sonraki anesteziden kaynaklanan bulantılar, deniz ve araba tutmasındaki bulantılarda etkilidir.

Zencefilin doğum sonrasında annenin emzirme döneminde, anne sütünü artırıcı ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi vardır. Sindirim sistemini düzenler, hızlandırır, enerji verir. Zencefil, İngiltere'de besin takviyesi olarak kabul edilmiştir. Kışın salepin üzerine tarçın yerine zencefil serperek içilmesi yorgunluğu alır, sinir sistemini düzeltir. Taze zencefil kökünden yapılan turşu sofralara güzel bir çeşni olmanın yanında sindirime faydalı bir takviye olur.

Zencefil, asırlar boyu iyi bir besin ve ilaç olarak güvenle kullanılmıştır. İnsanlar üzerinde yapılan deneylerde zencefilin hiçbir yan etkisine rastlanmamıştır. Zencefil aynı zamanda çok güçlü doğal bir romatizma ilacıdır. Bal ve toz zencefil karışımından hazırlanan macun, günde üç tatlı kaşığı yenildiğinde bel ve bacak ağrılarını, romatizmayı tedavi eder. Çinliler yüz yıllardır romatizmayı zencefil ile tedavi etmektedir. Faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz zencefil hakkında Alman bir uzman şöyle der: "Bir kızım olsaydı adını mutlaka zencefil koyardım."

Gülten Şenşafak / Uzman Estetisyen
KAYNAK



Bloğumun adı zencefil olduğu , ve müzmin faranjitimi iyileştirdiği için öncelik hakkı da onun tabii ki.

Tropikal iklimlerde, 1 m. kadar boy yapabilen, zambağa benzer çiçekleri olan bir bitkidir.Kökü patates gibidir.

Safra akışını düzenler, hafızayı güçlendirir, romatizmaya, ses kısıklığına faydalıdır. İştah açıcı, gaz ve idrar söktürücüdür. Karaciğeri ve mideyi kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır.

Yılda iki kez bir hafta boyunca sabah, öğle, akşam balla karıştırılmış bir kaşık içerek faranjit rahatsızlığımdan kurtuldum.

İyileşmeyen yaralarına süren birkaç kişinin iyileştiğine şahidim.
Doktorunuza danışın.

Zencefil düşüğe yol açar mı?

Geçen gün Yeditepe Üniversitesi Eczacılık Fakültesi'ndeki öğrencilerimden birinin yaptığı bir davranış çok hoşuma gitti. Derste maydanozun taşıdığı bir bileşikten dolayı (apiol) dölyatağı hareketlerini uyararak düşüğe yol açabilme riskinden bahsetmiştim. Sayın Gülben Ergen hamileymiş ve maydanoz yemeyi çok severmiş, demet demet yermiş ve maalesef bir düşük yapmış. Öğrencim, Sayın Ergen'in e-postasına, eline geçip geçmediğini bilmiyor ama, bu konu ile ilgili bir uyarı ve bilgi mesajı çekmiş. Ben öğrencimin bilgisini kullanmasına ve her şeyden önce medeni cesaretine hayran kaldım.

BİTKİ ZARARLI OLABİLİR
Aslında bahsetmek istediğim, "Bitkisel ise zararsızdır" şeklindeki yaygın düşüncenin yanlışlığı. Maydanozun bile zararlı olabileceği sizi lütfen endişelendirmesin. Her bitkinin, yediğimiz sebze ve meyveler ve hatta suyun bile zararlı olabileceğini bilmek gerekir. Su yaşamamız için son derece önemli olmasına karşılık çok fazla içilirse vücuttaki elektrolit dengesini altüst ederek ölüme yol açabilir. O halde önemli olan alınan MİKTAR yani dozudur. Hamilelikte bitkilerin kullanımı ile ilgili bir başka örnek ise "zencefil". Baharat olarak kullandığımız bu bitki aynı zamanda bulantılara karşı etkili bir ilaçtır. Yapılan bir çalışmada hamilelerde erken dönemde günde 4 defa 250 mg dozda uygulandığında 27 kişiden 19'unda bulantı ve kusmayı belirgin bir şekilde azalttığı bildirilmiştir. Ancak adet söktürücü (emenagog) etkisi nedeniyle dozun mutlaka hekim tarafından ayarlanması gerekmektedir. Aksi halde düşüğe yol açabilir. Zencefil ile ilgili bir diğer haber ise, iki farklı zencefil türünün uygun oranda karışımı ile hazırlanan bir ilaç formülasyonunun dejeneratif eklem hastalıklarında etkili olduğu bilimsel olarak klinik çalışmalar ile ortaya konulmuştur. Sanırım yakında ülkemizde de eczanelerden temin edilebilecek. Yıllar önce, bir hastane acil servisinden bir bitkinin neden olduğu şiddetli bir zehirlenme vakası nedeniyle danışmak üzere aramışlardı. Adamcağız hemoroid şikayeti ile bir aktara başvurmuş ve kendisine "adamotu kökü" vermişler. Herhalde önerilen miktarın epey bir miktar üzerinde kullanmış kökü; nasılsa bitkisel, zararsızdır diye! Bitki atropin vb. alkaloitleri taşıyor ve sonuçta karakteristik "atropin zehirlenmesi" göz bebeklerinde büyüme, vs. Atropin modern tıpta son derece önemli bir ilaç etken maddesi, zehirlenmelerde de antidot olarak kullanılıyor, yani tedavi edici. Ancak önemli olan DOZ. Bu nedenle, bu tip kuvvetli etkili etken maddeleri taşıyan, dar doz aralığına sahip bitkilerin fitoterapide gelişigüzel bir şekilde kullanılması söz konusu olamaz ve aktar vb. yerlerde bulundurulması da, bu vakada görüldüğü gibi, son derece tehlikelidir.

Prof. Dr. Erdem Yeşilada
kaynak